Sanatçılar - Hattatlar, Osmanlı Dönemi - 19. yy Hattatlar, Osmanlı Dönemi Hattatlar

Hattat Ahmet Refet Efendi Kimdir?

Ahmet Refet Efendi (1290-1269)İstanbul doğumlu olan hattattır. Harbiye Nezareti mümeyizlerinden Cemil Bey’in oğlu olarak H. 1290 (M.1873) de doğdu. Celi Sülüs hat üstadıdır.

Kendisi hakkında “Son Hattatlar” kitabından yazı yazan Nûrullah Pertev Bey diyor ki:

Âsabı çok zayıf, bir sa’ati bir sa’atine uymaz idi. Merdüm-güriz idi. Evâhir-i ömründe Haseki – Bostanhamamı civârında geniş bağçeli bir hâne edinmişdi. Orada otururdu ve meyve ve sebze yetişdirmekle meşgûl olurdu. 

Ahmet Refet Efendi Eğitim Hayatı

Mekteb-i Küttab-ı Askeriyeyi bitirdikten sonra, babası gibi, Bâb-ı Seraskeri  Kâtipleri arasına girdi, oradan emekli oldu.Filibeli

Bakkal Arif Efendi‘den Sülüs, Nesih ve Reyhani öğrenerek icazet aldı. Sami Efendiden de meşketmistir.

Bakkal Ârif Efendi‘den icâzet almak için yazdığı hilye-i şerifi Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi’ndedir.

Refet Efendiharf inkılâbından sonra sanatını sürdürme imkanı bulamadı. Haseki‘de Bostanhamamı civarındaki evinin bahçesinde meyve-sebze yetiştirmeye başladı. 

Ahmet Refet Efendi Hocaları

Bakkal Arif Sami Efendi 

Sülüs, nesih ve reyhânî aklâmını gençlik yıllarında Bakkal Ârif Efendi’den, sülüs celîsini de Sâmî Efendi’den meşk etmiştir.

Ahmet Refet Efendi Eserleri

Ahmet Refet Efendi yaşamı boyunca  Kur’an-ı Kerim, birçok Murakka ve hilye yazmıştır.

Özellikle celî sülüste usta bir hattat idi. Altı mushâf-ı şerîf yazdığı biliniyor. Ancak henüz bir nüsha bulunmamıştır. Son derece yetenekli bir hattat olan Ahmet Refet Efendi‘nin İstanbul’daki birçok camide  hat levhaları vardır.

Ahmet Refet Efendi Yaşamı

Son Hattatlar kitabında

İbnü’l-Emin Mahmud Kemal İnal, kendisi için şöyle demiştir;

Evvelce evi, en değerli hattatların elvâh-ı bedi’âsı ile yazı müzesi hâlinde iken bi’l-âhare hepsini elden çıkarmağa mecbur olarak bizim gibi kıymet-şinâsları pek ziyâde mükedder eden Muhyiddîn Bey’de de hilyeleri ve güzel sülüs yazıları görülmüşdü.

Sokaklarda tesâdüf ettikçe merhûmla görüşürdük. Bir prensesin konağının içindeki merdivenin yukarısına ta’lik ile ve yaldızla yazdığı beyitlere bakdıkça ta’likde pek mâhir olmadığına hükmederdim. Hayatında bundan başka yazısını görmediğim içün diğer yazılardaki kudretinin derecesini bilmezdim. Vefâtından sonra gördüğüm sülüs, nesih ve celî yazıları değerli bir hattat olduğunu ispat etti. Hakîkāte evvelce vâkıf olub da kudret-i kalemiyyesi ile mütenâsib sûretde ri’âyetde bulunmadığıma ve terceme-i hâline ve eserlerine ait mufassal ma’lûmât almadığıma te’essüf etmekdeyim.[3]

Ahmet Refet Efendi Vefatı

H. 1269 (M. 1949) da vefat etmiştir.Geçirdiği bir ameliyatın ardından 4 Kasım 1949’da Cerrahpaşa Hastanesi‘nde öldü.[2] Cenazesi, Merkezefendi Mezarlığı‘na defnedildi.[4]